-  Kurumsal  -  Reklam  -  İletişim 23 Ocak 2022 Pazar
       Siyaset  -   İlçeler  -   Eğitim  -   Güncel  -   Magazin  -   Spor  -   Sağlık  -   Diğer  -   Kültür Sanat  -  
 
      
 
Başlıksız Belge
  Dede Dünden Biraz Anlatsana (2) 01.12.2021
Süleyman Çelebi  /  Çeşni
 Yazarın Diğer Yazıları
 KARMAŞIK DÜNYA GÜNDEMLERİNDE YERİMİZ.
 ERİYEN TOPLUMUMUZUN FİŞİNİ TAKMAK ZORUNDAYIZ
 DÜNYA BİR YIL DAHA YAŞLANDI:
 Beyhude Enerji İsrafı
 Dede Dünden Biraz Anlatsana (3)
 Dede Dünden Biraz Anlatsana (2)
 Dede Dünden Biraz Anlatsana (1)
 Güzelliğini Beğenmeyene Güzelleşme Seansları
 Lades, 1 Nisan ve Vahşi Avrupa
  Gezi Anıları
 Diyelim Ki Öldük
 Dilin Afetleri
 Camiler ve Din Görevlileri Haftası
 Devlet Her Şeyimi Karşılasın
 İnsan Bu; Su Misali
 Namaz Kılanı Nasıl Tanırız?
 Bitmeyen Sığınmacılar Tartışması
 Gençlerimize Vermediklerimiz
 Afganistan’ın Ağıtları Bitmiyor
 Her Şeye Karşı Vefa Borcu
 Yabancı Düşmanlığı, Muhtaçlara İmdat Olmak
 Bunca Hain Nerden Çıkıyor?
 Dünyanın Kenesi Olanlar
 Bayram ve Sıla-i Rahim
 Hatıralar Ne Kadar Önemli?
 Sebiller ve Su Kuyusu
 Çevremize Duyarlılık
 Müslümanlık ve Dürüstlük
 Akıl ve Akl-ı Selim Farkı
 Seyahat ve Medenilik
 Sahi Zekamızı İsraf Etmesek
 Zamanın Önemi
 İsrail Akıttığın Kanda Boğulasın
 Ramazan’ın Can Damarı
 İnfak Ayı Ramazan
 İnanç ve İmanın Önemi
 Ramazan Ayı
 Yandık Ya Allah
 Zayıflayan Değerlerimizden Cömertlik
 Her Şeye Karşı Vefa Borcu
 İkna Edilmiş Irgatlar
 MİLLET DARBEYLE SAVAŞI ÖĞRENDİ
 Doyumsuzlaşan insanlık
 Suriye anıları
 Mahrumiyetini çektiğimiz dostluk
 Hayat bir aksi sedadır
 Emekli oldun, artık öl...
 24 saatte kaç şükür gerek?
 Teknoloji tüm mahremiyetleri deşifre etti
 2021’den beklentilerimiz
 İman ve ikna
 Allah’ın rızası
 Yok olmamak için direniyoruz
 İnsansız dünya ve Kapitalizm
 Huzur vadeden ideolojileri çökerttik
 Öğretmenler sistemi kilitledi
 Akıl tutulması mı, akıl kilitlenmesi mi?
 Camilerden mahrumiyeti hissetmek
 Allah’ı dost edinmek
 Merhamet teşkilatı ve hayri STK’lar
 İmam Hatipler niçin var?
 Acaba dinimiz mi bizi mağdur ediyor?
 Katledilen Camilerimiz
 Covid-19’un bize verdiği ağır cezalar
 Sorumluluklarımız ve oturulan koltuklar
 Ben öğretmen olsaydım
 Kritik sorular!
 Balkan gezisinden değerlendirmeler
 Balkan gezisinden değerlendirmeler
 Bir güzel yorulan kuşak
 Yoklukla ve varlıkla sınavımız
 Dumura uğrayan değerlerimiz ve Kurban
 Doğada, doğal yaşamak
 Ve Ayasofya’yı açtık
 Vefa ve nankörlük
 Ahlakı olmayanın dini olur mu?
 Necip Fazıl’dan nasihatler
 Ayasofya ve cuma namazları
 Dünyayı akıllı hale getiren insan!
 Makam ve Mevkilere sığınmak
 Unutursan hatırlatırlar
  Elini taşın altına sokmak
 Dürüstlük kimden başlamalı?
 Ahlaksızlıklar ahlak yerine geçince
 Bir nefese bin şükür
 Hayatı anlamak
 Beterin beteri var
 Allah ıslah etsin hastaları
 Ya Rabbi Şükür
 Dünyanın tek gündemi Koronavirüs
 COVİD -19 / CORONAVİRÜS
 Ey Ahali Diye Bağırası Geliyor İnsanın
 OSMANLI TOKATI ve TÜRKLER
 MANEVİYAT TRENDİMİZ VE ÜÇ AYLAR
 YOĞUNLUKTAN BİRŞEY GÖREMİYORUZ
 30 AK PARTİLİYLE HASBİHAL
 HOYRATÇA KENDİMİZİ TÜKETİYORUZ
 DOLMUŞA BİNMEK
 İNANÇSIZLIK TAKINTISI
 26 İLME YÖNELME
 26.Bizde Arap Kaymakam, Libya’da Türk Başbakan; Sadullah Koloğlu
 24. YENİ YILIMIZ KUTLU OLSUN MU?
  ALLAH İÇİN YAPTIKLARIMIZA BİR BAKALIM
 ÜMİTLER BİTTİ Mİ YANİ?
 ERİTTİĞİMİZ DEĞERLERİMİZ
 20. İKNA ET, YÖNET, KULLAN
 SAÇMALIKLARLA MUTLU OLMAK
 MİLLİ AĞAÇLANDIRMA GÜNÜ
  DÜNYAYA GÜNDEM OLAN MİLLETİMİZ
 Makineleşen insan, robotik toplum
 BİNLERCE MAZERETİ KENARA KOYUP, YA ALLAH DEMEK
 ATEŞ BÖLGESİNDEYİZ
 DİN GÖREVLİLERİ VE CAMİLER HAFTASI
  OKULLARIMIZDA İMAM HATİP FARKI
 SUDAN PARA ALINIR MI?
 MERKEZ CAMİSİNDE İLGİNÇ BİR HATIRA
  UNUTKANLIK VE 17 AĞUSTOS
 TOPLUMUN DİNAMİKLERİ
 İNİSİYATİF ALABİLEN BÜROKRAT
 LİYAKAT VE KALİTE
 ÖNCE KENDİNDİMİZE BAKSAK
 NASIL ANLATSAM, KIVRANIYORUM
 TEKNOLOJİ VE DİRİLİŞ İMAM HATİP LİSESİ
 BİSMİLLAH İLE
 

Gençler, bizim zamanımızda elektrik yoktu. Evimizde gaz yağı olurdu, onu petrollerden bidon veya şişelerle alırdık. Evin demirbaşıydı. Genellikle evde idare lambası denilen tenekeden yapılan ayarlı fitili olan lamba kullanırdık. Misafir geldiğinde şişeli lamba denilen cam fanusu olan lambalar kullanılırdı. İmece, cenaze ve düğün gibi kalabalık toplantılarda lüksler olurdu zenginlerin evinde. Emanet alıp kullanırdık. Fitili çok hassastı, çarpmalarda fitili kırılıp düşerdi, yenisi yoksa karanlıkta kalırdınız.

Bu lükslerin pompası vardı, hava basıncıyla çalışırlardı. Ev dışındaki ulaşımlarımızda el feneri zenginlerde olurdu. Ama genellikle etrafı camla çevrili tenekeden imal edilmiş fenerlerimiz vardı. Ahıra, ev dışındaki tuvaletlere, komşuya, camiye bununla gidilirdi.

Evimize misafir geldiğinde güzel lambalar kullanılır, güzel sohbetler, fıkralar, asker ve gurbet anıları anlatırdı büyüklerimiz. Battal Gazi ve Muhammediye kitaplarından şiirler okunurdu Osmanlıca. Biz de hararetle dinlerdik. Ormandan toplanan ıhlamur çaylarından çay demlenirdi. Şeker evde olsa da ilaç olarak zorunlu durumlarda ve misafir geldiğinde kullanılırdı. Bayramlarda baklava yapılırsa orada kullanılırdı.

O zaman köyde birkaç evde dikiş makinası ve ütü bulunurdu. Ütülerimizi kömürle ısıtırdık, Dikiş makineleri önemliydi. Çünkü parça kumaşlardan elbise dikmek daha ucuza gelirdi. O zamanlar modayı kimse bilmezdi. Basmadan bir kumaş varsa basit bir şekilde don, entari, mintan gibi elbiseler dikilirdi. Bu dikişi de her babayiğit yapamazdı. Erkek ve yetişkinlerden parası olanlar çarşıda terzide özel takım elbiseler diktirirdi. Yırtılan elbiseler atılmaz, yama yapılıp iyice yıpranana kadar kullanılır. Sonra bu eski elbiseler yamalık olarak kesilir ve yırtılan elbiselere yeniden dikilirdi. Dikilen bu elbiseler iyice yıpranana kadar kullanılırdı.

Hazır ekmek çarşıda çıkardı, ama o ekmeği galiba zenginler alabilirdi. Biz değirmende öğüttüğümüz buğday veya mısır unundan evde plakide ekmek pişirirdik. Bazı evlerde fırınlı soba olurdu, onlar bu sobada tepside ekmek pişirirdi. Bazı köylerde mahalle fırını olurdu, orada nöbetleşe ekmek pişirilirdi. Ekmekler fırından çıkarılırken çok nefis kokuları vardı. Bazen fırını yakan kadınlar bir ekmeği böler çocuklara, oradaki kedi, köpeklere verir ve sevindirirdi.

Çamaşırlarımızı evde leğende el ile yıkardık. Bazen tokaç denilen bir tokmakla çamaşırlar tokaçlanırdı, ayakla altında çiğnenerek yıkanırdı. Hatta bazı köylerde hamam olurdu, orada kadınlar günü ve erkekler günü olurdu.  O günlerde hamam ihtiyacı olanlar orayı kullanırdı. Kadın günlerinde kadınlar hamamda çamaşır da yıkarlardı. Çamaşır makinalarını kimse bilmezdi, sonra üstten sıkmalı merdaneli çamaşır makinaları çıkmıştı. Kadınlarımız çok rahatlamıştı, ama b makinaları işçi kadınlar değil, zengin çalışmayan bayanlar alabiliyordu. (Devamı gelecek yazımızda)

      Köşe Yazarları

Ayhan Polat
Kalemin Gölgesi

Polat ‘’Saygınlık, hak ve hukuk istiyoruz’’
İdris Durmuş


KIŞ VE SOKAK HAYVANLARI
Süleyman Çelebi
Çeşni

KARMAŞIK DÜNYA GÜNDEMLERİNDE YERİMİZ.

Copyright © 1995 - 2022
       Siyaset  -   İlçeler  -   Eğitim  -   Güncel  -   Magazin  -   Spor  -   Sağlık  -   Diğer  -   Kültür Sanat  -  

Yalova Haber  -  Çiftlikköy Haber  -  Çınarcık Haber
 
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve içeriğin hakları www.ciftlikkoy.com.tr'a aittir. Haber, yazı ve fotoğraflar hiç bir şekilde kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz. Kullanılması halinde yasal işlem başlatılır!